Kısırlık (infertilite) ve İnfertil Çifte Yaklaşım

 

İnfertilite nedeniyle araştırılması gereken hastalar:
Çocuk isteği olup bir yıl korunmasız ilişkiye rağmen gebelik elde edemeyen çiftler
Kadın yaşı 35 ‘ten büyük ise bu süre 6 ay ile sınırlıdır.
Adet düzensizliği olan hastalar hiç beklemeden başvurmalıdırlar.
Daha önce üreme organlarından operasyon geçiren hastalar (kadınlarda yumurtalık operasyonları, dış gebelik ve  rahim operasyonları, erkeklerde varikosel gibi testis operasyonları) çocuk isteği olduğunda hemen araştırılmalıdır.
Başkent Üniversitesi Adana Araştırma ve Uygulama Hastanesinde ‘Üreme endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı’ nda çalışan bu konuda uzman doktorlar bu grup hastaları kabul ederek n modern ve bilimsel yöntemlerle hastalara araştırılma ve tedavi imkânları sunmaktadırlar.
Bu şikayetle Üreme endokrinolojisi ve İnfertilite Bilim Dalı bölümüne başvuran hastalar en kısa zaman da randevu alabilmektedirler.

TÜP BEBEKTE DÖLLENME PROBLEMİ YAŞAYAN ÇİFTLERDE YENİ BİR UMUT CA-İONOFOR

Mikroenjeksiyonda hastanın hiçbir yumurtada döllenme olmaması, mikroenjeksiyon yapılan çiftlerin yaklaşık olarak %1-3’ünde  görülmektedir. Bu hastaların büyük çoğunluğunda  ya sperm parametrelerinde problemler olmakta ya da toplanan yumurta sayısı az olmaktadır. Ancak bazı hastalarda sperm değerlendirmesi normal olsa dahi ve yumurtalık rezervi iyi olduğu halde (toplanan  olgun yumurta sayısı 6 ve daha fazla olan hastalarda) tekrarlayan döllenme başarısızlığı görülebilmektedir. Bu grup hastalarda,  yani döllenmesi hiç olmayan ya da düşük oranda olanlarda ( olgun yumurtaların %30-35’in altında döllendiği hastalarda),  yumurta aktivasyonunun laboratuar şartlarında sağlanması ile döllenme oranları arttırılabilmektedir. Ca- ionofor adı verilen bu metod, yumurta ve/ve ya sperm kökenli döllenme problemi yaşayan çiftlerde, umut vaad edebilecek yeni bir uygulama olarak dikkati çekmektedir. Ca- ionofor yöntemi, spermlerin tamamı globospermi ( akrozom denilen, döllenmeyi sağlayan kısmı olmayan spermler) olan hastalarda da umut vaad etmektedir.Bu teknik uygulanarak yapılan tüp bebek uygulamaları değerlendirildiğinde, yayınlarda görülmektedir ki döllenme oranları aynı hastada önceki denemesinde  %35 iken bu uygulama ile %57 oranlarına çıkartılabilmektedir. Çok daha önemlisi  de gebelik oranları %7.6’dan, %46.6’ya çıkmakta ve canlı doğum oranları da %1.3’den %34.2’ye yükselmektedir. Ayrıca bu teknik uygulanarak yapılmış olan tüp bebekler neticesinde doğan bebeklerde hem büyük hem de küçük anomali riskinde artış olmamaktadır.Biz de merkezimizde yakın zamanda bu tekniği, geçmişte döllenme sıkıntısı yaşayan çiftlerde uygulamaya başladık.

IMSI

 (Intracytoplasmic morphologically-selected sperm injection).

(Yüksek Mikroskopik Büyütmeyle Seçilmiş Sperm Mikroenjeksiyonu)

Tüp bebek laboratuvarımız hastalarına dünya standartlarında bir hizmet sunabilmek ve güvenilir bir şekilde sürekli artan bir başarı oranına ulaşmak için alanındaki tüm yenilikleri takip etmekte ve bunları uygulamaya koymaktadır. Bu amaçla  Intrasitoplazmik morfolojiye göre seçilmiş sperm injeksiyonu (IMSI); Tüp Bebek Laboratuvarımızda kullanılmaya başlanmıştır.

Intrasitoplazmik morfolojiye göre seçilmiş sperm injeksiyonu (IMSI); konvansiyonel tüp bebek  mikroskopları ile karşılaştırıldığında özel büyütme teknikleri kullanarak spermlerin seçilmesine imkan sağlayan bir yöntemdir. Bu yöntemde, kullanılan büyütmeler 6000 ve üzerine çıkarak morfolojik olarak en iyi spermlerin seçilmesine imkan sağlıyor. Bu gelişmiş yöntem sayesinde sperm hücresinde bulunan ve genetik stabilizasyonunu bozduğu bilinen vakuol (etrafı zarla çevrili boşluklar) gibi bazı hücre içi yapıların tespit edilmesi olası olup, bu defektleri göstermeyen ya da en az defekt gösteren spermler ile mikroenjeksiyon (ICSI) yapılıyor, implantasyon ve gebelik oranlarını artırıp, erken dönem düşük riski ise azaltılabiliyor. Spermin embriyo gelişimine katkısı insanda iki ya da üçüncü günden sonra artmaktadır. Çünkü embriyo genomu yani sperm ve yumurtanın birleşmesiyle oluşan yeni genetik yapı bu dönemden sonra tam olarak faaliyete geçer. Genomun sağlıklı çalışmasının dolaylı bir göstergesi embriyonun blastosist evresine kadar yaşamını sürdürmesidir. Dolayısıyla IMSI yöntemi ile seçilen ve kromatinin daha stabilize olduğu düşünülen embriyoların blastosist evresine ulaşma oranlarının, IMSI kullanılmadan seçilen spermlerle oluşturulan embriyolara göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Özellikle ciddi erkek faktörü olan çiftlerde gebelik oranlarını arttırabilen bir yöntem olarak kliniğimizde kullanılmaktadır.

EMBRİYOSKOP (EMBRYOSCOPE):

EMBRYO’NUN GELİŞİMİ

*Video:embryonun gelişimi

Tüp bebek laboratuvarımız hastalarımıza dünya standartlarında bir hizmet sunabilmek ve güvenilir bir şekilde sürekli artan bir başarı oranına ulaşmak için tüm yenilikleri takip etmekte ve bunları uygulamaya koymaktadır. Bu amaçla Embriyoskop(EmbryoScope): Sürekli Embriyo İzleme Sistemi Tüp Bebek Laboratuvarımızda kullanılmaya başlanmıştır.

Embriyoskop Tüp Bebek laboratuvarlarında kullanılan güvenli bir inkübasyon sistemidir. Geleneksel inkübatörlerden farkı içerisinde embriyoları görüntülemek amacıyla tasarlanmış dahili bir kameranın bulunmasıdır. Bu sayede, yumurta ve spermin bir araya getirilmesinden itibaren, döllenme ve embriyo transferi aşamasına kadar yaklaşık 5 gün süren embriyo gelişim takip süreci hızlandırılmış bir video görüntüsü şeklinde izlenebilmektedir.

Embriyoların Tüp Bebek Laboratuvarında geçirdikleri 5 gün sonunda amaç, normal ve anormal döllenen yumurtaları ayırt etmek, embriyonun bölünme aşamalarını kontrol etmek, hızlı veya yavaş gelişen embriyoları takip etmek ve böylece transfer edilecek en iyi embriyoları seçerek gebelik şansını arttırabilmektir. Ancak bu aşamaların takibi için embriyolar, sabit ısı, karbondioksit, oksijen ve azot seviyelerine sahip, kültüre edildikleri inkübatörlerden belirli zaman aralıklarında çıkarılıp, kültür koşullarını etkilememek için mikroskop altında çok kısa bir süre içerisinde değerlendirilmektedirler.

Embriyo gelişiminin hızlı ve dinamik bir süreç olması nedeniyle embriyoların inkübatörlerden sık sık çıkarılması embriyo kalitesini etkileyebilmektedir. Ayrıca, embriyoların gelişim evrelerini bütünü ile izlememiz mümkün olamamakta ve embriyolar hakkındaki değerlendirmenin anlık görüntülerden alınan bilgi doğrultusunda yapılmasına neden olmaktadır.

Bu amaçla geliştirilmiş olan yeni inkübatör sistemi EmbryoScope, embriyolara güvenilir ve kontrollü bir kültür ortamı sunarken cihazın içerisinde bulunan kamera, embriyoların sürekli izlenmesine imkân vermektedir.